MERMER VE ÖZELLİKLERİ, MERMER ÇEŞİTLERİ | SOLVER KİMYA - KİMYA ANSİKLOPEDİSİ - İMALAT ANSİKLOPEDİLERİ - KİMYA MAKALELERİ


MAKALELER / MERMER VE ÖZELLİKLERİ, MERMER ÇEŞİTLERİ

MERMER NEDİR?

Genel anlamda mermerler; kalker (CaCO3) ve dolomitik kalkerlerin (CaMg(CO3)2) ısı ve basınç altında metamorfizmaya uğrayarak, tekrar kristalleşmesi sonucunda yeni bir yapı kazanmalarıyla meydana gelen taşlardır. Endüstriyel anlamda; kesilip parlatılabilen ve ticari değeri olan her türlü kayaç, mermer olarak adlandırılmaktadır. Petrografik olarak mermerler; masif, kabaca tekdüze irilikte (geçirdiği metamorfizma şekline göre) kalsit kristallerinin arasında boşluk bırakmaksızın dirildiği bir mozayiktir. Mermer kalker olarak anılan kireçtaşının metamorfizma geçirmesinden oluşmuş sert bir kayaçtır. Bu genel metamorfizma, oldukça derinlerde şiddetli basınç ve sıcaklığın etkisiyle olmaktadır. Mermerin esasını oluşturan kalker kalsit kristallerinden oluşmaktadır. Kalsit, kalsiyumlu taşların değişmelerinden, karstik bölgelerdeki çökeltilerden meydana gelir. Mermer bu kalsit kristallerinin sıkışması sonucu meydana gelir. Basınç ve sıcaklık altında kristaller arasındaki boşluklar ortadan kalktığından, kalkere göre daha sert bir yapıya sahip.

Kaç çeşit mermer vardır?

Genellikle bilinen mermer türleri klasik mermer, traverten, oniks ve granit. Bunlardan mermer, metamorfizma ile tam kristalleşmiş taşları içine alır. Renkleri genellikle beyaz ve açık gridir. Bileşimlerinde çok yabancı madde taşırlar. Oniks ve travertenlerin ise yapılarında yalnız CaCO3 vardır. Travertenler toplu iğne başından birkaç cm’ye varan boşluklar içerdiklerinden kolaylıkla işlenebilmekte ve iyi cila kabul etmektedirler. Granit magmatik kökenli bir mermerdir. Bu türe başka örnek olarak andezit, dasit, syenit, bazalt, diabaz, gabro, serpantin verilebilir.

Doğal taş ve mermer sektörü açısından Türkiye’de ve dünyadaki mevcut durum nedir?

Dünyanın en zengin doğal taş oluşumlarının bulunduğu Alp kuşağında yer alan Türkiye, çok çeşitli ve büyük miktarda mermer rezervine sahip. Türkiye, bu kaynaklara ek olarak gelişmekte olan sanayii ve üretimde kullandığı teknoloji ile dünyanın en önemli doğal taş üreticileri arasında yer almakta. Bu önemli rezervler Anadolu ve Trakya boyunca geniş bir bölgeye yayılmış durumda. Afyon, Bilecik, Balıkesir, Denizli, Muğla, Amasya, Elazığ ve Diyarbakır rezervlerin yoğunlaştığı iller.

Türkiye’nin doğal taş ve mermer üretimi son yıllarda büyük bir artış gösterdi. Özellikle son dönemde büyük firmaların yapmış oldukları yatırımlarla birlikte entegre üretim yapan tesislerin de devreye girmesiyle işlenmiş mermer üretiminde büyük artış kaydedildi. Uygulanmaya başlanan modern ocak üretim yöntemleri ve son teknikler sayesinde Türkiye, dünya doğal taş üretiminde lider yedi büyük üretici ülkeden biri konumuna geldi.

Üretimin tamamına yakın kısmı özel sektör tarafından gerçekleştirilen mermer madenciliğinde yıllık blok üretimi 3,000,000 ton civarında; işleme tesislerinin toplam plaka üretim kapasiteleri ise yaklaşık 13 milyon m2.

Dünya mermer rezervi bakımından önemli bir yeri olan Türkiye, 400’e varan renk ve doku kalitesine sahip mermer çeşitleri ile pazar şansı çok yüksek bir ülke.

Doğal taşların, yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaya başlanması, dünya doğal taş üretiminin de artmasına neden oldu. Özellikle son on yılda görülen artış, kazanım ve işleme teknolojisindeki gelişmelere paralellik gösteriyor. Giderek daha mükemmel hale getirilen işleme teknikleri ile taş, daha kolay ve ekonomik olarak istenen şekilde işleniyor ve birçok yeni kullanım alanı buluyor.

Doğal taştan yapılan malzemelerin mimar ve dekoratörler tarafından daha fazla tercih edilmesi dünyadaki tüketici sayısının da artmasına neden oluyor. Bunun yanı sıra piyasa fiyatlarının önemli ölçüde düşmesi, ekolojik ve estetik görünümlü malzemelere olan ilginin artması tüketimin artmasına yardımcı olan faktörler. Uzmanlar gelecek yıllarda bu gelişimin süreceği tahmininde bulunuyorlar. Günümüzde yedi önemli doğal taş üreticisi ülke, dünya üretiminin yüzde 70’ini gerçekleştiriyor (Çizelge 1).

Türkiye’nin mermer potansiyeli

(görünür, mümkün ve muhtemel rezervler) nedir ?

Türkiye’de çeşitli renk ve desenlerde olmak üzere mermer olarak değerlendirilebilecek niteliklerde kristalin kalker (mermer), kalker, traverten, traverten oluşumlu kalker (oniks mermeri), konglomera, breş ve magmatik kökenli kayaçlar (granit, syenit, diyabaz, diyorit, serpentin vs.) bulunmakta. Bunlar, genellikle dünya pazarlarında üstün kaliteleriyle beğeni kazanabilecek mermer tiplerini oluşturuyorlar. Mermer açısından bu zenginlik Türkiye’nin jeolojik yapısında yer alan eski kristalin masiflerin varlığı ile açıklanabilir. Bugün bilinen ve işletilen başlıca mermer sahaları Batı Anadolu Bölgesinde geniş alanlar kaplayan ve esas litolojik birliğini kristalin metamorfik şistler, gnayslar, ve mermerleri oluşturan Menderes Kristalin Masifinde İzmir, Tire, Torbalı, Selçuk civarındaki mermer sahaları, Afyon, İncehisar, Eskişehir, Uşak mermer sahaları, Muğla ilinde Milas,Yatağan, Kavaklıdere çevresindeki mermer sahalarıdır.

Ülkemizde mermer, tarih boyunca değişik uygarlıklar tarafından dayanıklılığı ve estetik görünümü nedeni ile özellikle anıtlarda, görkemli yapı malzemesi olarak kullanılmış; ancak günümüzde genellikle zemin döşeme (% 36), iç (% 14) ve dış cephe kaplama (% 10) malzemesi olarak inşaat sektöründe, mezarcılıkta (% 11) ve süs eşyası (% 8) yapımında kullanılmaktadır.

Dünyadaki mermer rezervlerinin yüzde 40’ının ülkemizde olduğu tahmin edilmektedir. Bu mermer rezervine traverten, magmatik orjinli kayaçlar ve mermer olarak kullanılabilecek niteliklerde diğer kayaçlar da dahildir. Mümkün rezerv miktarı daha çok Türkiye jeoloji harita çalışmalarındaki mermer oluşumlarının tespitine de dayanmakta (Çizelge 2).

Mermer rezervi bakımından en önemli 5 ilimiz sırasıyla;

Balıkesir ili: 1.850 Milyon m3 (% 35,8)
Denizli ili: 652 Milyon m3 (% 12,6)
Afyon ili: 629 Miyon m3 (% 12,2)
Tokat ili: 410 Milyon m3 (% 7,9)
Çanakkale ili: 252 Milyon m3 (% 4,9)
Toplam rezervin yüzde 73,4’ü bu illerimizden karşılanıyor.

Mevcut durumun iyileştirilmesi ve ürün kalitesinin kontrolü - Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli

Diğer tüm sektörlerde olduğu gibi mermercilik sektöründe de müşteriye kaliteli ve ucuz ürün sunmak en önemli amaç olarak ortaya çıkıyor. Ülkemiz mermercilik sektörünün başarılı bir konuma gelebilmesi için ürün kalitesini kontrol eden bir modele gerek var. Bu modeli "Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli" olarak tanımlayabiliriz. Rezerv bakımından dünyada birinci olan ülkemizin vizyonu eğer içinde bulunduğu basit sorunları aşıp teknolojiye ayak uydurabilirse, dünyada İtalya’nın bugün bulunduğu konuma gelebilir. Bu vizyona ulaşmak için ortaya konan hedefler ise gerek ocak işletmeciliğinde gerek mermer makineleri sanayiinde ileri teknolojilerin kullanılması ve maliyetlerin minimuma indirilmesi, mevcut sorunların aşılıp bir birlik içinde hareket edilmesi, eğitimin artırılması ve çevreye uyum. Bu modelin oluşumuna katkıda bulunan paydaşları olacaktır. Bu paydaşlar ocaklar, fabrikalar, atölyeler, mevcut organizasyonlar ve müşteriler. Sürekli model içindeki bu paydaşları ve içinde bulundukları sorunları şöyle özetlemeye çalışabliriz:

Mermer Ocak Üretimi:

Kalitenin ilk aşamada etkilendiği ve belki de maliyetin azaltılabileceği en önemli paydaş mermer ocak işletmeciliği. Her şeyden önce mermer üretimine geçmeden ocağın rantabilite, renk ve kalite açılarından detaylıca inceletilmesi ve işletmeye daha sonra başlanması gerekli. Aksi takdirde daha sonra zararlar büyümekte ve ocak kapanmakta. Ülke genelinde 500’den fazla ocak halen üretim yapıyor. Sektörün ocak ve fabrikalarında yaklaşık 55,000-60,000 kişiye istihdam sağlandığı bilinmekte. Bor madenciliğinde bu sayı 2,200 kadar. Bu rakam mermercilik sektörünün ne kadar istihdam sağlayan bir sektör olduğunun bir göstergesi. Mevcut mermer ocaklarının kalifiye işçi ve makine bakımından yetersiz olmaları nedeniyle 60-70 kişi kapasite ile çalışabildikleri tahmin edilmekte. Ayrıca, ocak işletmeleri açık işletme koşullarında mevsimlik çalışma yapmakta, tam yıl çalışacak kalifiye ocak işçisi bulunmadığından kapasite kullanım oranı düşmekte.

Mermer işletmeciliğinde kullanılan işletme yöntemleri şu şekilde özetlenebilir:

1 )Mermer işlemede İlkel Yöntemler

A) Oluk-Kanal Açma Yöntemi
B) Delik Delme (Üçlü Kama)
C) Modern Üçlü Kama
D) Patlayıcı Kullanma

2) Mermer işlemede Mekanik Yöntemler

A) Helezon Tel Kesme Yöntemi
B) Elmas Tel Kesme Yöntemi.

Ülkemizde önceleri ilkel yöntemler kullanılırken, günümüzde İtalya’da kullanılan elmas tel kesme yöntemi yaygınlaştı. Bu sevindirici bir durum. Patlayıcı madde kullanımı kaliteyi bozduğu için mermer işletmeciliğinde istenmeyen bir yöntem. Daha yeni bir teknoloji, örneğin laser gibi, tanıtılmadıkça elmas tel kesme yöntemi ülkemizde kullanılabilecek en uygun teknoloji olacak.

Ancak ocak işletmeciliğinin yeni teknolojileri uygulayabilmeleri için aşmaları gereken bazı sorunları var. Bu sorunları şu şekilde özetleyebiliriz.

• Mermercilik sektörünün ileri teknolojilerle rekabet edebilmeleri için düşük faizli Eximbak kredilerine ihtiyaç var. Madencilik sektöründeki vergi oranlarının diğer sektörlere göre yüzde 15 oranında yüksek olması ve bunun yanı sıra ek bedel ödemelerinin olması dolayısıyla mermercilikte sıkıntı çekiliyor. Alınan ekonomik önlemler dolayısıyla kapatılan madencilik fonunun yerini alabilecek ve özellikle bu sektörü destekleyen bir finans kuruluşu veya yöresel ürün borsalarına gerek duyuluyor.

• Ülkemizde serbest piyasa ekonomisi dolayısıyla bir fiyat birliğine varılamaması, yapılan maliyet hesaplamalarını etkiliyor ve gelişmekte olan mermercilik sektöründeki üreticilerin problem yaşamalarına yol açıyor. Döviz kurlarında meydana gelen hızlı düşüşlerden dolayı kur farkından meydana gelen kayıplar da sektörü olumsuz etkiliyor.

• Özellikle mermer üreticilerinin yol ve enerji altyapı problemlerinin çözülmesi gerekli. Enerji yoğun bir sektör olan mermercilik sektörüne ucuz elektrik sağlanabilmesi çok önemli. Ayrıca mazot ve benzin maliyetlerinin de yüksek olması rekabet şansını iyice düşürmekte.

• Ocak işletmeciliğinde karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi de istenilen renk birliğini işletme esnasında sağlayamamak. Ocağın baştan iyi tanınmaması ve alınan siparişlerin ocaktaki renk çeşidine göre verilmemesi daha sonra büyük problemlere neden olmakta. Bu nedenle sahanın envanterinin çok iyi yapılması gerekiyor. Mermer işletmeciliğini diğerlerinden ayıran en önemli fark bu.

MERMER FABRİKALARI :


Fabrikalar, mermerlerin işlendiği yerler. Sadece blok mermer ile çalışır ve seri üretim yaparlar. Fabrikalar bazen ocak ile beraber entegre bir tesis olarak çalışabilirler. Fabrikalarda blok bir yerden girer ve paket olarak çıkar. Fabrikalar küçük boyutlu mermer işleme işi almazlar ve genellikle ihracata yönelik çalışırlar. Mermer makine sanayiinin gelişmesi ile birlikte ülkemizde fabrika sayılarında artış oldu. Bu fabrikalar sayesinde ülkemiz dışarıdan blok ithal edip işler duruma geldi. Fabrika sayımız 800’ün üzerinde. Bu sayının artması işlenmiş blok ihracatımızda da artışa neden olacak.

Bu aşamada mermer makine sanayiinden de söz etmek gerekebilir. Bu sektördeki gelişmeler genellikle işlenmiş mermere olan taleple orantılı. Fabrikalar açısından ise en önemli sorun ucuz kredi ve maliyetlerin düşürülmesi için ucuz enerji kullanımına olanak sağlanması konularında düğümleniyor. Ayrıca ihracat yapılan limanlardaki hizmetlerde farklı fiyat uygulanması ve fuar teşviklerinden yararlanma sürelerinin uzun olması da işlenmiş ürün yapan ve bunları ihraç eden işletmeler açısından güçlüklere yol açıyor.

MERMER ATÖLYELERİ


Atölyeler genellikle plaka alıp bunları işleyerek boyutlandırır ve paketlerler. Sadece ufak boyutlu işler alırlar ve büyük ölçüde iç piyasaya çalışırlar. Makine olarak kesme, boyutlama ve bazen paketleme makineleri kullanırlar. Ülkemizde 1000’e yakın atölye olduğu varsayılmaktadır. Sorunları sektördeki diğer işletmelerle genellikle aynıdır.

Doğal taş sektöründe faaliyet gösteren firmaların ihracatlarını artırarak, pazarlarını genişletebilmeleri için aşmaları gereken birçok sorun var. Bunların başında taşımacılıkta karşılaşılan sorunlar geliyor. Bunlar ;

• Blok mermer ihracatı sırasında özellikle konteynıra yükleme yapılması aşamasında, limandaki forklift, vinç ve yüklemede kullanılacak diğer araçların yetersiz olması zaman kaybına neden oluyor.

• Yurtiçi ve yurtdışı taşımacılık ücretlerinin yüksek olması Hindistan ve İran gibi ülkelerle rekabet şansını azaltıyor ve Ortadoğu pazarını etkiliyor.

• Ülkemizde paketleme konusunda bir standardizasyona gidilmemiş olmasından dolayı özellikle ebatlı malzemeler, yükleme veya sevk esnasında zarar görebiliyor.

Buna ek olarak sektörün pazarlama ile ilgili sorunları da var. Bu sorunlar;

• Mermer sektöründe pazarlama aşamasında bir isim birliği yok. Ülkemizde çok çeşitli renk ve desende doğaltaş işleniyor. Ancak bazen aynı ocaktan çıkan taşlar bile farklı isimler alabiliyor. Bu da müşterilerin mermerleri tanımasında ve dışarıda marka olmasında güçlük yaratıyor.

• Yapılan bağlantılarda müşterinin istediği teslimat süresine uyulmaması sorunlara yol açıyor.

• Mermer işletmeleri arasında bir fiyat birliğinin olmaması ve piyasa araştırması yapılmadan teklif verip yüksek oranda iskontolara gidilmesi piyasadaki fiyat dengelerini bozuyor.

• Yurt dışındaki müşteriler genellikle kendi ülkelerinde şubesi bulunan firmaları tercih ediyorlar.

• Özellikle Uzakdoğu ülkelerinin blok mermer ithalatlarında ton, ebat ve mermer cinsi gibi bilgi notlarında bir takım kısıtlamalar getirilmesi sıkıntı yaratıyor. Türkiye için hedef pazar konumuna gelmekte olan Çin Halk Cumhuriyeti, Singapur ve Kore gibi ülkelerle ikili görüşmelerin yoğunlaştırılması ve gerekli düzenlemelerin yapılması bu çerçevede faydalı olabilir.

Müşterilerle ilgili ürün kalitesine ilişkin ölçümler ulusal ve uluslararası fuarlarda kolaylıkla yapılabilir. Ülkemizdeki mermercilikle ilgili ocak, fabrikalar ve atölyeler ise bu ölçme ve değerlendirme sonuçlarına göre kendi sorunlarını değerlendirip döngülerini kapatabiliriler.

Mermercilik ile ilgili Organizasyonlar:

Ülkemizde mermercilik faaliyetlerini tanıtım, destekleme, ilerletme, kalitesini kontrol etme ve bunları bir bütünlük içinde sürdürmeyi amaçlayan dernek, oda ve birliklerin özellikle Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli etrafında yeniden biçimlenmesinde büyük yarar olabilir. Bu kurumların daha da aktif hale getirilmeleriyle sektör gücünü daha iyi anlayacaktır. Özellikle Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli diye tanımladığımız ürün kalitesini artırma sürecinde yukarıda anlatılan paydaşların kendi iç sorunları ile ilgili döngülerini kapatmadaki başarılarını sınayan ve onlara yol gösteren bağımsız kuruluşlara çok ihtiyaç olacaktır. Elde edilen başarıların ölçüsü mutlaka müşterilerin tatmininde kendini gösterecektir. Bu kurumların aynı zamanda yurtiçi ve yurtdışı fuarlarına katılımı daha da artıracak şekilde hareket etmeleri sektöre büyük bir ivme verecektir.

Öte yandan kalitenin artırılmasındaki hedeflerden biri de eğitim olduğuna göre gerek kalifye eleman yetiştirmek gereksede iş olanaklarını artırmak için üniversitelerimiz ve rezerv yönünden zengin bazı şehirlerimizde mermercilik eğitim programları yer almalı ve son yıllarda açılan mermer yüksekokullarına yenileri eklenmelidir. Bu konuda İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümünde Maden Teknolojisi dersi üç yıldır verilmektedir.

Herşeyde olduğu gibi kalite derken çevre unutulmamalıdır. Orman, Çevre ve Turizm bakanlıkları ile ilgili çevresel etki değerlendirmeden kaynaklanan sıkıntılar ortak bir şekilde mermer madenciliğine engel olmayacak şekilde çözülmelidir.

Sonuç olarak

Ülkemiz zengin maden ve mermer yataklarına sahip olmasına karşın uluslararası piyasada istediği yere gelememiştir. Doğal taşlar ihracatı maden ihracat grubunda miktar olarak yüzde 17, değer olarak yüzde 37’lik bir paya sahiptir. Rezerv bakımından ise ülkemiz dünyada birinci durumdadır. Kalitesini artırıp istediği hedeflere ulaşabilirse, bugün İtalya’nın sahip olduğu konuma rahatlıkla gelebilir. Bu nedenle aslında bir kalite kontrol modeli olan Mermercilik Sürekli Gelişme Modeli diye tanımlanan modelin uygulanması bu hedef doğrultusunda büyük yarar sağlayabilir. İçindeki paydaşların her biri kendi sorunlarını çözüp döngülerini kapatmalıdırlar. Elbette devlet de bu paydaşlardan biridir ve özellikle taşımacılık, pazarlama, ucuz kredi imkânları ve enerji gibi konularda diğer paydaşların döngülerini kapamasına yardımcı olmalıdır. Aksi takdirde model çalışamaz duruma gelir. Sonuçta bütün bunları denetleyen, sektörün birlik ve odalarının yanı sıra onlara yardımcı olarak işlev görecek bağımsız organizasyonların oluşturulması da süreci hızlandıracaktır. Bu organizasyonlar aynı zamanda sektörün birlikte hareket etmesini sağlayacak ve onlara yol gösterecektir. Doğal taş sektörü bugün, madencilik sektörü içinde en hızlı gelişen sektör konumunda. İhracat kalemleri içinde de ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor.

 

     YAPI KİMYASALLARI ANSİKLOPEDİLERİ

İÇERİKLERİ


YAPI KİMYASALLARI  ANSİKLOPEDİSİ -1YAPI KİMYASALLARI  ANSİKLOPEDİSİ -2



SİPARİŞ VER



YAPI KİMYASALLARI ANSİKLOPEDİLERİ

VİDEOLARI










SOLVER KİMYA